Çocukluğum çıraklıkta geçti; kir, pas içinde
Gençliğim korsan yürüyüşlerde, eylemlerde
Hapse erken düştüm, copla erken tanıştım
Küçük voltalardan bıktım, usandım
Şimdi uçsuz bucaksız ovalarda
Adımlarımı saymadan
Geriye dönüp bakmadan, usanmadan, bıkmadan
Deli taylar gibi koşmak istiyorum
Ve görüyorsun ki aşkı beceremiyorum
Beni kendi halime bırak yavrucum
Ben yolumu nasıl olsa bulurum
Upuzun cayırlarda yalınayak koşmak istiyorum
Saçlarım rüzgâra konuk, yüzüm dağlara dönük
Göğsümün çeperini ölümle sınayan esaret
Ve yüreğimi yararcasına, ve yüreğimi yararcasına zorlayan cesaret
Kıyasıya vurşsun, vuruşsun istiyorum
Koşmak, koşmak istiyorum sevgilim, koşmak istiyorum
Dönemezsem beni affet
Kıyasıya vursun, vursun istiyorum
Koşmak istiyorum sevgilim, koşmak, koşmak
Dönemezsem beni affet
Firarilerin uzmanı olmuşum
Bütün istasyonlarda afişim durur
Beni bir çocuk bile vurur
Dokunma bana, fişlenirsin!
Dokunma bana, ellerin tutuşur!
Dokunma bana, çıldırırsın!
Dokunma bana, sen de yanarsın!