Lanet olası şeylerin hepsi olası
Bir düze çıkamadım oldum olası
Ruh halim; dağın, bayırın en üst tepesi
Henüz ovalarda kalmışlar var, ne oldu orası?
Uzunca bi’ yılanla hısım başım, çok yarası var
Binlerce sadakatin zehri sonunda
Asıl zehre alıştıysan haline vah
Vah eder ah ile canım
Güzelim cariyem neden dert oldun Ahi’ye?
Yarın yâd olur evvelinde, tahtına yağmur yağar bi’ bahar günü
Kalbinde ağrı, aniden cereyan eder
Yine de ah eder senin yüzünden vah diyen canım
Yerimde canın olsa inan illallah eder bağırır
Kıyassa kıyas dertse dert aydandır rap görmez sırtım
Göğsümden omuzlarıma sadece morluk
İnan ki gerçekler acı değil lan tatlılar pahalı
İnan ki gerçekten acı hazmeden sonunda bağırır
Yani ben sahiden Ahi!
Unutulur, dinlenir, binde bir yüzü güler ondan da uyutulur
Kaybetmişlik vurur canıma
Cümle palavraları yutulur da midemi perişan eder